Fer: Parlaklık, aydınlık (güç, canlılık)...
Yâd: Uzak, gurbet, bildik olmayan, yabancı...

Feryat, söylen(e)memişleri ifade eder. Tam olarak ifade eder mi o da bilinmez ya... Neyse...
Neyse dedim ama konu da bu zaten... Neyse konumuza dönelim...
İnsan konuşamadığı için feryat ediyor, binlerce yıldır. Bu sessiz feryadı duyanda yok kadar az. Anlaşılmamak da konuşamamaya dahil... Kulaktaki zarâfet azalıyor, büyüdükçe insan... İnsan sağırlaşıyor, daha çok duymaya ihtiyacı oldukça... Yada konuşuyor oluyor o anda. Haliyle çok konuşmakta muhtemel bilmediğini duyamamak manasına geliyor.
Fer ve Yâd ayrı ayrı incelendiğinde...
Feryat; bildik olmayan yerdeki güç diye tanımlanabilir.
Yakından söylenen şeyler işitilmeyince galiba, uzak bir yerden figân eden insan, kendine ait sorumluluğunu böylece yerine getirmiş oluyor. Ne yapsın işte feryat ediyor, feryadın da çaresiz olduğunu bile bile... Zaten başka da çaresi yok ya... Neyse...
Söz, çoğunlukla uçmaya meyyâl...
Bu yazıyı da o yüzden yazdım...
Yâd: Uzak, gurbet, bildik olmayan, yabancı...

Feryat, söylen(e)memişleri ifade eder. Tam olarak ifade eder mi o da bilinmez ya... Neyse...
Neyse dedim ama konu da bu zaten... Neyse konumuza dönelim...
İnsan konuşamadığı için feryat ediyor, binlerce yıldır. Bu sessiz feryadı duyanda yok kadar az. Anlaşılmamak da konuşamamaya dahil... Kulaktaki zarâfet azalıyor, büyüdükçe insan... İnsan sağırlaşıyor, daha çok duymaya ihtiyacı oldukça... Yada konuşuyor oluyor o anda. Haliyle çok konuşmakta muhtemel bilmediğini duyamamak manasına geliyor.
Fer ve Yâd ayrı ayrı incelendiğinde...
Feryat; bildik olmayan yerdeki güç diye tanımlanabilir.
Yakından söylenen şeyler işitilmeyince galiba, uzak bir yerden figân eden insan, kendine ait sorumluluğunu böylece yerine getirmiş oluyor. Ne yapsın işte feryat ediyor, feryadın da çaresiz olduğunu bile bile... Zaten başka da çaresi yok ya... Neyse...
Söz, çoğunlukla uçmaya meyyâl...
Bu yazıyı da o yüzden yazdım...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder