Filistin, insanlığın insanlıkla imtihanıdır, hep kaybettiği...
Gazze adını hep gözyaşı ve kanla birlikte işittik ve artık hissizleştik galiba...
Bir de bu acıların sahiplerini düşünmek lazım duygularıyla nasıl başa çıkabiliyorlar diye... Düşünsenize, bütün hıncınızı avucunuza sığdırdığınız taşla çıkarmaya çalıştığınızı...
İnsanın yaşamaktan başka arzularının da olduğunu unuttuğunu bir düşünsenize...
Galiba bazen çığlıkların ve feryatların başaramadığını çizgiler başarıyor. Her şeyi gören ama bilmeyen, duyan ama anlamayan dünyaya bir tokat gibi nakşetmiş sessiz sancılarını Ahmet Yasin...
Resimlere bakarken, bir annenin elinde anahtar tuttuğunu göreceksiniz. Filistin'de kapı sayısından fazla anahtar var insanların ceplerinde, atmaya kıyamadıkları... Çünkü anahtar hatıralara açılan kapıların sahibi çoktandır, Gazze'de...
Bir sonraki resimde anahtarın kaktüsteki anahtar deliğine sokulduğunu göreceksiniz... Bize gerçek üstü görünen modern bir sanat eserini andırsa da acılar sanatın çok üstünde bir yerde, Filistin'de...
Bir resimde de elinde taş olan bir kol göreceksiniz... Çok anlam ifade etse de bu çizim, orada yaşayanlar çokça kolsuz beden gördüler. Bizim için sürreal bir resim orada sadece (is)real.
Daha çok şey söylemek mümkün aslında... Neden kağıt değil kaktüs, neden kapı değil anahtar, neden aile değil sadece anne, neden çocuk değil bebek var resimlerde... Sanırım susmak bazen, bütün sesleri bastırabiliyor...
Duygularını ve yeteneğini birlikte kullanan Filistinli Ressam Ahmet Yasin'in kaktüslere çizdiği çilelere bir göz atalım şimdi...









Gazze adını hep gözyaşı ve kanla birlikte işittik ve artık hissizleştik galiba...
Bir de bu acıların sahiplerini düşünmek lazım duygularıyla nasıl başa çıkabiliyorlar diye... Düşünsenize, bütün hıncınızı avucunuza sığdırdığınız taşla çıkarmaya çalıştığınızı...
İnsanın yaşamaktan başka arzularının da olduğunu unuttuğunu bir düşünsenize...
Galiba bazen çığlıkların ve feryatların başaramadığını çizgiler başarıyor. Her şeyi gören ama bilmeyen, duyan ama anlamayan dünyaya bir tokat gibi nakşetmiş sessiz sancılarını Ahmet Yasin...
Resimlere bakarken, bir annenin elinde anahtar tuttuğunu göreceksiniz. Filistin'de kapı sayısından fazla anahtar var insanların ceplerinde, atmaya kıyamadıkları... Çünkü anahtar hatıralara açılan kapıların sahibi çoktandır, Gazze'de...
Bir sonraki resimde anahtarın kaktüsteki anahtar deliğine sokulduğunu göreceksiniz... Bize gerçek üstü görünen modern bir sanat eserini andırsa da acılar sanatın çok üstünde bir yerde, Filistin'de...
Bir resimde de elinde taş olan bir kol göreceksiniz... Çok anlam ifade etse de bu çizim, orada yaşayanlar çokça kolsuz beden gördüler. Bizim için sürreal bir resim orada sadece (is)real.
Daha çok şey söylemek mümkün aslında... Neden kağıt değil kaktüs, neden kapı değil anahtar, neden aile değil sadece anne, neden çocuk değil bebek var resimlerde... Sanırım susmak bazen, bütün sesleri bastırabiliyor...
Duygularını ve yeteneğini birlikte kullanan Filistinli Ressam Ahmet Yasin'in kaktüslere çizdiği çilelere bir göz atalım şimdi...









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder