17 Şubat 2016 Çarşamba

GÜVERCİNİN ARTIK YALNIZ ADI VAR!


Yüzyılı aşkın süredir Nobel Barış Ödülü verenlerin, bir yüzyılda iki dünya savaşı çıkaranlar olması hiç tuhaf değil. Hem ödül dağıtmaları hem de ödüllerin çoğunu kendi vatandaşlarına vermeleri... Kendin çal kendin oyna misali... Sanki ödül vermeye başlamaları büyük savaşlara hazırlık içinmiş gibi geliyor insana... Çalınacak minare için örülen kılıf gibi...

Batının buna benzer iki yüzlü tavırlarını bilen bir kaç onurlu adam almamışlar bu ödülleri... Bir ödülün kendisini bir yere getireceğine inanlarla, bulunduğu yerin farkında olanların savaşı sanki bu.

Çok yalancı birinin "Yalanla Mücadele Derneği" kurması...  Bir de her yıl "Doğruluk Ödülleri" dağıtması gibi bir şey... Sırıtmıyor, kahkaha atıyor sanki...

Eğer insanın savaşmamaya yüreği olsaydı, hiç tüfek icat eder miydi...!

Yangına barutla giderlerken ve çok acayip savaş aletleri üretirlerken bile "barış" diyebilenlerin gözünü kaç metrekare toprak doyurur bilinmez. Ama 7 milyar insanı da içine alacak kadar toprağı mevcut dünyanın...

Savaşın ortasında da olsa, evinde, umutları kesilmeyen insanlar var. Sabaha kadar gözünü kırpmayan ve ödevlerini yapan insanlar... Sayıları çok az olan bu insanların ışığına ihtiyacı var dünyanın, dünyalıların...

Şükür ki;
"Dünya kadar derdim olsa da, dünya gibi derdim olmasın" diyen insanlar var...!

"Şu hep hikayesi anlatılan güvercin nasıl bir kuş, ben hiç görmedim..." dedi serçe.
"Güvercinin artık yalnız adı var..." dedi karga...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder