22 Haziran 2016 Çarşamba

RAMAZAN RUHUNU TESLİM ETTİ...!


























Ramazan geldi hoş geldi ama hiç de hoş gitmiyor. Tıpkı öncekiler gibi... Sebebi ise yıllardır devam eden ve ne yazık ki artık teamül olmuş ramazan kolisi ve yardım kampanyaları...

E ne var bunda diyebilirsiniz.

Ama dikkat etmişseniz görmüşsünüzdür ki, neredeyse bütün ramazan kolilerinin üzerinde bir derneğin, vakfın ve yahutta bir şirketin logosu var. Hadi bunu geçtik, bir de ihtiyaç sahiplerine koliler teslim edilirken fotoğraf çektirmek gibi bir abes furya aldı başını. Sanki "bir elin verdiğini cümle alem duymazsa olmaz"mış gibi laubali hareketler... En hassas olunması gereken mevzuyu bile cıvık bir şaka gibi sulandırıyoruz. 

Ne gariptir ki, yardımı kabul eden insanlar o kolileri getirenlerin başından aşağıya dökmüyor. Ben dökecekleri güne kadar bu abes teamülün devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü kimse bir yanlışı görüp de, bu, yanlış demiyor nedense! 

Ramazan'ın ruhu yok artık! 

Onu biz öldürdük. Sonra "nerede o eski ramazanlar" deyip duruyoruz. 

Kendimizi düzeltmeden, eski ramazanları bulamayız. 

Çünkü "eski ramazan" ne bir noel baba ne hayali bir kahraman. 

O bizim her birimizdir. Biz birbirimizin olamıyoruz, sorun da tam olarak bu zaten.

Müslümanların zekatlarını toplayıp ihtiyaç sahiplerine teslim etme görevini, sanki ihtiyaç sahiplerine ihsandan bulunurcasına yüksek bir kibir kabarmasıyla, yardımı magazin malzemesine dönüştürmek hiç bir dinin kabul etmeyeceği bir tavırdır.

Hem İslam, zekat payını, zenginin malındaki ihtiyaç sahibinin hakkı olarak tanımlarken, biz kim oluyoruz da O'nun adil paylaşım için buyurduğu zekat müessesesini sulandırmak suretiyle kibir vesilesi yapabiliyoruz!

Restoranda yediği yemeği bile selfie yapmadan duramayan insanlar, "yeni ramazan"ı vesile ederek ihtiyaç sahiplerini kendi selfie (ego) arka planı yaparak çok mu hayırsever oluyorlar anlamış değilim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder